of self-love and narcissism in Fromm's work.
This public link is valid for 7 days and shares a thread, including any personal information you added. This link or copies made by others cannot be deleted. If you share with third parties, their policies apply. Can’t copy the link right now. Try again later.
Erich Fromm, kapitalist ekonomik sistemin insan ilişkilerini nasıl mekanikleştirdiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyar. Modern toplum, tüketime ve karşılıklı faydaya dayalı bir yapıdadır.
Fromm'a göre çoğu insan sevgiyi "sevilme" problemi (nasıl sevilirim, nasıl çekici olurum?) veya bir "nesne" problemi (doğru kişiyi bulma) olarak görür. Oysa yazar, sevginin bir ve yetenek olduğunu; müzik veya tıp gibi öğrenilmesi gereken teorik ve pratik aşamaları bulunduğunu belirtir. Sevginin Dört Temel Bileşeni erich fromm sevme sanati
Günümüzde sevgi, belki de hayatımızda en çok konuştuğumuz ama en az anladığımız kavramların başında geliyor. Popüler kültür, sosyal medya ve filmler bize "doğru kişiyi bulduğumuzda" her şeyin sihirli bir şekilde yoluna gireceğini fısıldıyor. Ama işin aslı, sevgiyi genelde bir nesne olarak görüyoruz: "Aşk başıma geldi!", "Ona âşık oldum!" gibi pasif ifadeler, bu duygunun rastgele bir olay olduğu izlenimini yaratıyor.
To love artfully, you must first conquer your own narcissism. That is the real work. And that is why so few ever truly learn Sevme Sanatı .
Fromm, sevginin tıpkı müzik, resim veya marangozluk gibi bir olduğunu savunur. Bir sanatta ustalaşmak için iki aşama gereklidir: Teoride ustalaşmak (Sevginin ne olduğunu anlamak) of self-love and narcissism in Fromm's work
Modern insan sürekli dikkat dağınıklığı yaşar. Oysa sevgide derinleşmek, o an sadece durabilmeyi, dinleyebilmeyi ve okuduğumuz kitaptan, dinlediğimiz müzikten ya da karşımızdaki insandan başka hiçbir şeyle ilgilenmemeyi gerektirir.
Erich Fromm’un “Sevme Sanatı” kitabı, etkileyici alıntılarıyla da akıllarda yer eder. İşte en bilinenlerinden bazıları:
Sonuç olarak, modern insan sürekli olarak yeni ve daha heyecan verici bir aşkın peşinde koşar, ilişkiler kolayca başlayıp kolayca biter. Fromm'a göre bu anlayış, sevginin bir sanat olarak incelenmesini ve uygulanmasını neredeyse imkansız hale getirir. If you share with third parties, their policies apply
Erich Fromm, sevginin yöneldiği nesnelere göre farklı türleri olduğunu belirtir:
If we seek a partner because we cannot stand to be alone, we are using them as a crutch rather than loving them as a person.
İki yetişkin insanın tam bir birleşme arzusudur. Genellikle en yanıltıcı sevgi türüdür çünkü bencilce bir mülkiyet arzusuna dönüşebilir. Olgun erotik sevgi, sadece iki bedenin değil, iki ruhun kardeşçe birleşmesidir.
Toplumun geri kalanıyla aynı giyinmek, aynı düşünmek ve aynı şekilde yaşamak. Modern insanın en sık başvurduğu yoldur ancak bireyin kendi özgünlüğünü yok eder.